Dalış Çeşitleri ve Amatör Sualtı Avcılığı

Dalış, Serbest Dalış ve Sualtı Avcılığı kısmında genel bir fikir verdikten sonra burada Serbest dalış ile ilgili alt detaylara ineceğiz

Nefes tutarak yapılan dalışlarda performans, direk olarak tutulan nefes ve onun harcanması ile ilgili olup burada nefes tutma iki kısımda incelenir ve bunlara şu adlar verilir.

  • Statik Apnea(Durağan nefes tutma)
  • Dinamik Apnea(Hareketli Nefes tutma)

Statik Apnea, komple eylemsizlik altında  nefes tutma süresini zaman birimi olarak dakika+saniye cinsinden, Dinamik Apnea ise sualtında tek nefesle en uzun kat edilebilir yol‘u ya da kat edilen derinliği mesafe birimi olarak genelde metre cinsinden ölçmektedir.

Her iki durumda da nabız düşüklüğü bu işin en temel noktasıdır. Çünkü nabız artışı direk olarak oksijen tüketimini arttırır. Tutulan nefesteki oksijen ne kadar çabuk tüketilirse, dalış da o kadar kısa olmak zorundadır.

Genel olarak Dinamik Apnea’da vücudun anatomik yapısı önem arz etse de, kas yapısı oksijenin kullanım şeklini belirleyicidir. Atletizmden örnek vermek gerekirse, 100metre koşan bir atlet, kuvvet gerektiren kısa ve patlamaya yönelik kas yapısında olduğundan Oksijen tüketimi çok fazladır. Oysa bir maratoncu için güçten çok dayanıklılık önemli olduğu için uzun lifli kas gerekir. Ve dolayısıyla dayanıklılığı yüksek, yorulma daha geç ve oksijen tüketimi daha düşüktür.

Örnek olarak bu her iki kas yapısının dengeli bütününe sahip bir orta mesafe koşucusu, daha güçlü olduğu için bir maratoncuyu, daha dayanıklı olduğu için  bir 100metreciyi 1500-3000metrelerde rahatlıkla geçecektir.

Statik Apnea skorları bakımından bakıldığında bir Maratoncunun az oksijen tüketen yapısı, genel olarak düşük nabzı onu hareketsizlik altında daha uzun süre nefes tutmaya götürür.

Dinamik Apnea’da ise iş biraz daha farklıdır. Tıpkı atletizmde ki orta mesafe koşucusunda olduğu gibi, Dinamik Apneacı, Güç ve Dayanıklılığın optimum bütününe sahip olursa sualtında daha uzun mesafeye ulaşabilecektir.

Çünkü gücün fazlası suda çok büyük hız artışı getirmezken, dayanıklılığın fazlası da, gücün düşük olduğu maratoncu örneğinde olduğu gibi istenen hıza ulaşamayacağından, burada dengeli kas yapısına sahip orta mesafe koşucusu benzeri bir sporcu daha uzun mesafeler kat edecektir.

Her iki dalışta da dalış öncesi egzersizleri, hem Vital kapasitenin artması hem de nabzın performans esnasında artmasını engellemesi bakımından önemlidir. Statik Apneada diğerinden farklı olarak, Doğru Nefes alma gibi teknikler ile alınabilecek nefesi arttırma ve Yoga ile sakinleşme ve dolayısıyla nabızı düşürme dipte kalış süresini uzatma bakımıdan büyük katkılar yapabilir.

Zira süreyi uzatmanın ancak ve ancak nabzı düşürerek oksijen harcanmasının azaltılmasına bağlı olduğu bilinmektedir.  Aksi takdirde, nabız artacağından, oksijen tüketimi hızlanacağından, sualtında kalış süresi çok kısalacaktır.

Temel olarak nefes tutma eylemi karada ve sualtında birbirinden farklılıklar gösterir. Bunda sualtına uyum diyeceğimiz faktör etkili olur. Dalış tecrübesi bulunmayan ve bu işe yeni başlayanlar psikolojik etmenlerin etkisi altında su altına uyumda ilk başlarda sıkıntı yaşarlar ve kendilerine yabancı olan bu ortamda çeşitli heyecan ve korkular sebebi ile sakinliklerini koruyamayıp, nabız atışını dengeleyemezler. Haliyle düşürülemeyen nabız, karada ulaşılabilen sürelerin denizde veya sualtında daha düşük skorlar üretmesine sebebiyet verir. Bunun için uygun ortam şartlarında bireyin sualtında kendisini güvende hissetmesini sağlayacak ufak egzersizler yapması bu durumu aşmada önemli rol oynar.

Dinamik Apnea daha da alt kollara ayrılmakla beraber bizim buradaki esas konumuz, Dinamik ve Statik Apnea’yı bir harman olarak kullanan Amatör Sualtı Avcılığı olduğu için Dinamik apnea ve çeşitleri konusunda daha fazla detay vermeyeceğiz.

Amatör Sualtı avcılığında temel olarak sualtında avcılık av kovalayarak yapılmadığı için, asgari hareketlilik ile makul süre sualtında kalma önemlidir. Burada dalışta iniş ve çıkışı Dinamik Apnea, dipte geçirilen süreyi ise Statik Apnea olarak görebiliriz. Tamamını dinamik olarak gerçekleştirmek süreyi azaltacağından ve bu süre içinde av ile karşılaşmak azalacağından, süreyi uzatmak için bu dalışın önemli bir kısmının Statik, yani durağan modda olması önemlidir.

Serbest Dalışta rekolardan bahsetmek gerekirse, Apnea Erkeklerde Stéphane Mifsud 8.Haziran.2009′da 11 Dakika 35sn ile, BayanlardaNatalia Molchanova 21.Ağustos.2009′da 8 dakika 23 saniye ile elde ettiği rekorları AIDA International tarafından kayda geçen en yüksek skorlardır.

Buna rağmen, kendi içinde bir çok farklı disipline ayrılan Dinamik Apnea ile dalışta, beklenilenin ötesinde değişik teknikler kullanarak çok derinlere inmek mümkün olabilmektedir. Örnek vermek gerekirse, Milli Sporcumuz olan Devrim Cenk Ulusoy geçen sene(2008) Cumhuriyetin Kuruluşunun 85. yılında yaptığı bir rekor denemesinde Sabit Ağırlıklı dalışında 83mt’ye başarı ile inerek CMAS tarafından kayda geçen tarihi bir rekor kırmıştır. Bu derinlik, değişken ağırlık, sabit ağırlık gibi farklı yöntemler ile 100mt’lerin daha da ötesine geçebilmektedir. Ancak derinlik bu kadar artmasına rağmen bu tür rekor dalışlarında, süre olarak maksimum 2,5-3dakikadan daha fazla değildir dalış süreleri. Çünkü derine dalışda Dinamik Apneanın kat edilen yol olgusu, aşağıda kalınacak süreden önemlidir.

Burada en önemli husus, bunun gerçek bir spor faaliyetinin bir parçası olarak, son derece iyi antrene edilebilmesi ile gerçekleşebildiğidir.

Bu bilgileri verdikten sonra tekrar Sualtı Avcılığına gelmek gerekirse, yasal olarak tüm dünyada da kabul edildiği üzere, yapay hava kaynağı kullanılmaksızın, sadece tutulabilecek bir nefesle sualtına inmek ve balık avlamayı kendine konu edinir. Yapay hava kaynağı kullanmak sualtı avcılığı için yasaktır. Aksi takdirde, av niteliğindeki balıkların meraklı doğası onları kolay av yapacağından hem av yapmak kolaylaşacak hem de işin spor tarafı zedelenirken, Sualtı kolayca tüketilebilecektir.

Son dönemlerde ülkemizde, gelişen teknolojinin imkân verdiği gelişmiş, dalış elbisesi, palet, gözlük gibi gereçler ile geniş bir kitleye yayılmaktadır. İşin bir tarafında Denizaltı dünyasının büyülü güzelliği, diğer tarafında önceden antrene edilen bir spor olması, en önemlisi ise yasal limitler ile Amatör Balık Avcılığı kısmıdır.

Kara avcılığından farklı olarak, yüz metre ve daha uzak mesafeden atış yapma şansınız yoktur. Saçma benzeri malzeme kullanılmaz.  Bu avcılıkta diğer av metodlarına göre seçici avcılık yapıldığından yaralayıp kaçırılan balıklar dışında istenmeyen türlerin avlanması, öldürülmesi sonucu ortaya çıkmaz. Balığa ortalama 6mt yaklaşmak ve tek bir atış yapma şansı bulmak gibi önemli detayları vardır.

Geçmişte ülkemizdeki mevzuat boşlukları çerçevesinde, Amatör niteliği bulunmayan bu faaliyet, son dönemdeki Tarım ve Köyişleri Bakanlığı mevzuatında tamamı ile Amatör bir spor faaliyeti ve avcılık tanımı kazanmış olup, günden güne artan popülaritesi ile geniş alanlara hitap etmektedir.

1)Dalış konusu basitçe sualtına inmeyi ifade eden bir eylem olarak görülmekle beraber, uluslararası literatüre bakıldığında kendi arasında birçok açılıma ve farklılıklara sahiptir. Bachgrach (1982) dalış tarihinde beş ana metot tanımlamaktadır.

1-Serbest dalış, (Nefes tutarak)

2-Skin dalış,

3-Çan dalışı,

4-Satıhtan destekli veya kasklı dalış,

5-Scuba dalışı ve saturasyon dalışı

Bunlardan ilk ikisi, Serbest Dalış ve Skin dalışı diğerlerinden ayıran en önemli husus, bunların yapay hava kaynağı kullanmaması ve soluklanma imkânı vermeyen dalışlar olmasıdır. Her ikisi de ciğer kapasitesi ile sınırlı olan ve yüzey tutulan havanın kısa sürede kullanıldığı, suyun altına dalmaya ve tutulan bir nefeslik havanın tüketimi ile tekrar yüzeye çıkılan dalış yöntemidir. Dolayısıyla bu dalışlara ALETSİZ dalış adı verilmektedir. Dalış esnasında ŞNORKEL, GÖZLÜK ve PALET kullanılması bu dalışın Aletsiz niteliğini zedelemez. Aletten kasıt, yapay hava kaynağı kullanması ile ilgilidir.

Diğer 3 usul(3/4/5 Maddeler), dalış esnasında, solumaya olanak verecek şekilde bazı gereç/aletleri kullanmaya imkan verirler. Böylece suyun altında kalma süreleri uzar. Sualtı belgeselleri çekmek, Sualtı kazıları yapmak gibi faaliyetler için bu tür dalış yöntemleri kullanılmaktadır.

Serbest dalış temel olarak, tutulabilen bir nefes ile yapılabildiğinden dalış esnasında ağır bir eylem yapmanın imkânı yoktur. Dalışta sürenin uzaması, pasif ve eylemsizlik ile alakalı olarak uzayabilmektedir. Aksi takdirde, nabız artacağından, oksijen tüketimi hızlanacağından, sualtında kalış süresi çok kısalacaktır. Buna rağmen, kendi içinde bir çok farklı disipline ayrılan Serbest dalış ile, beklenilen ötesinde çok derinlere inmek mümkün olabilmektedir. Örnek vermem gerekirse, Milli Sporcumuz olan Devrim Cenk Ulusoy geçen sene(2008) Cumhuriyetin Kuruluşunun 85. yılında yaptığı bir rekor denemesinde 83mt’ye başarı ile inerek tarihi bir rekor kırmıştır. Bu derinlik, değişken ağırlık, sabit ağırlık gibi farklı yöntemler ile 100mt’lerin daha da ötesine geçebilmektedir. Ancak derinlik bu kadar artmasına rağmen, süre olarak maksimum 2,5-3dakikadan daha fazla değildir dalış süreleri.

Burada en önemli husus, bunun gerçek bir spor faaliyetinin bir parçası olarak, son derece iyi antrene edilebilmesi ile gerçekleşmektedir.

Serbest Dalışın diğer bir kulvarı ise, Sualtı Avcılığıdır. Yasal olarak tüm dünyada da kabul edildiği üzere, yapay hava kaynağı kullanılmaksızın, sadece tutulabilecek bir nefesle sualtına inmek ve balık avlamayı kendine konu edinir. Yapay hava kaynağı kullanmak sualtı avcılığı için yasaktır.

Son dönemlerde ülkemizde, gelişen teknolojinin imkân verdiği gelişmiş, dalış elbisesi, palet, gözlük gibi gereçler ile geniş bir kitleye yayılmaktadır. İşin bir tarafında Denizaltı dünyasının büyülü güzelliği, diğer tarafında önceden antrene edilen bir spor olması, en önemlisi ise yasal limitler ile Amatör Balık avcılığı kısmıdır.

Kara avcılığından farklı olarak, yüz metre ve daha uzak mesafeden atış yapma şansınız yoktur. Saçma benzeri malzeme kullanılmaz. Balığa 6mt yaklaşmak ve tek bir atış yapma şansı bulmak gibi önemli detayları vardır.

Geçmişte ülkemizdeki mevzuat boşlukları çerçevesinde, Amatör niteliği bulunmayan bu faaliyet, son dönemdeki Tarım ve Köyişleri Bakanlığı mevzuatında tamamı ile Amatör bir spor faaliyeti ve avcılık tanımı kazanmış olup, günden güne artan popülaritesi ile geniş alanlara hitap etmektedir.

Bir Yanıt

  1. bilgilendirme için teşekkürler.

Yorum yapın

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Değiştir )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.