T.C.
KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI
Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü
Sayı : 004
Konu : Dalışa Yasak Bölge uygulamaları ve Yönetmelik değişiklik talebi
İlgi :
i) B.16.0.KVM.0.12.04.00.222.19/81242 Sayılı ve 07/05/2008 Tarihli Yazı
ii) B.16.0.KVM.0.12.01.00.222.19/198212 Sayılı ve 16/10/2009 Tarihli Yazı
iii) Türk Karasularında Sportif Amaçlarla Yapılacak Aletli Dalışlara İlişkin Yönetmelik (Resmi Gazete Tarihi: 03.03.1990 Resmi GazeteSayısı: 20450)
Tarih :06/12/2009
İlgili Yönetmelikte yer alan ve geçmişte yorumlanma adına bir sürü sıkıntıya sebebiyet veren madde 5 Yasak Bölgeler kısmında bulunan ‘….Sualtında Korunması Gerekli Kültür ve Tabiat Varlıklarının bulunduğu bölgelerde bilimsel çalışmalar dışında her türlü dalış yasaktır.’ İbaresinin son 16/10/2009 tarihinde yapılan değerlendirmesinde, 1380 sayılı Su ürünleri kanunu ve onun ilgili mevzuat hükümleri çerçevesince yapılan Amatör Sualtı Avcılığını da bu kapsama dahil ettiği ve ilgili alanda yasaklama yönünde hareket edildiği görülmüştür.
Buna gerekçe olarak, ‘2863 Sayılı Kültür ve Tabiat varlıkları Koruma Kanununun tam olarak uygulanabilmesi’ şeklinde bir açıklama yapılmış ve buna referans olmak üzere İlgi (iii) bendinde bulunan yönetmelik hukuki dayanak olarak gösterilmiştir. Oysa aşağıda alıntılanan kısımdan görüleceği üzere bu yönetmelik amaç ve kapsam bakımından ALETLİ DALIŞ YÖNETMELİĞİ olduğu halde Aletsiz dalışın usul ve esasını değiştirmeye yönelik olması sebebi ile doğru bir Hukuki dayanak olamaz. (Bakınız ilgili yönetmelik hükümleri)
Amaç
Madde 1 – Bu Yönetmeliğin amacı Türk Karasularında sportif amaçlarla yapılacak aletli dalışların esaslarını belirlemektir.Kapsam
Madde 2 – Bu Yönetmelik 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 35 inci maddesine göre Bakanlar Kurulu kararıyla tespit ve ilan edilen Su Altında Korunması Gerekli Kültür ve Tabiat Varlıklarının bulunduğu bölgeler ile askeri yasak bölgeler dışında sportif amaçla yapılacak aletli dalışların şartlarını kapsar.
İlgili yönetmelik hükümleri, Aletli Dalış yöntemlerinden
- Çan dalışı,
- Satıhtan destekli(nargile) veya kasklı dalış,
- Scuba dalışı ve saturasyon dalışı
nı ilgilendirmekte olup burada kast edilen, Amatör Sualtı Avcılığının dalış şekli olan ve aletsiz dalış hüviyetindeki Serbest Dalış değildir. Dolayısıyla Serbest Dalışın esas ve usullerinin, Aletli dalış ile ilgili bir yönetmelikle düzenlenmesi söz konusu olamaz, olmamalıdır.
Eğer ki İlgili kanunun tam olarak uygulanması ile kasıt insan unsurunun bu alanlara girmemesi anlaşılıyorsa buna
1) Gözlük, Palet ve Şnorkel’den oluşan yüzmenin de
2) Dip Trolü, Gırgır gibi diğer ticari avcılık faaliyetlerinin de,
4) Ağ ve benzeri avcılık yöntemlerinin de
3) Balık Çiftliklerinin de
bu alanlarda yasaklanması gerekmekte olup, Sadece Sualtı Avcısına yasaklama yapılmasının akıl, bilim, vicdan ve hukuk açısından adil olmayan ve yanlış yönlendirme yapacak bir tasarruf olacağı aşikardır.
Dolayısıyla ilgili Aletli dalış yönetmeliğinde yanlış anlamalara sebebiyet veren ‘Her türlü dalış’ ifadesinin yönetmeliğin Amaç ve Kapsamına uygun olarak gözden geçirilerek ‘Her türlü Aletli Dalış’ olarak değiştirilmesini, bu olası yönetmelik değişikliğine gidilesiye kadar ki süre içinde bu hukuki sakıncayı ortadan kaldıracak şekilde yeni bir genelgenin görüş olarak kamuoyunun bilgisine sunulmasını talep etmekteyiz.
Yasak Bölgeler
Madde 5 – Askeri Yasak Bölgeler ile 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 35 inci maddesine göre 19.08.1989 gün ve 20257 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Bakanlar Kurulu Kararı ile gereğince Sualtında Korunması Gerekli Kültür ve Tabiat Varlıklarının bulunduğu bölgelerde bilimsel çalışmalar dışında her türlü dalış yasaktır.
Ayrıca 2863 Sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını koruma kanununda yer alan ‘24/09/2001 tarih ve 24533 sayılı, 22/12/2001 tarih ve 24618 sayılı, 06/02/2002 tarih ve 24663 sayılı Resmi Gazete‘lerde yayınlamış olan alanlar ve bu alanların Sualtında kalan kısımlarında dalışa yasak ifadesi’ yer almakla beraber, bu suçları işleyecek olan Aletli Dalış yapanlar için cezai müeyyidenin belirtilmediği, bunun ise hiçbir caydırıcılık unsuru taşımadığını üzülerek müşahede etmekteyiz.
Hal böyle iken Tarım ve Köyişleri Bakanlığı yetki ve sorumluluk alanında bulunan 1380 sayılı Su Ürünleri Kanunu, Yönetmeliği ve çeşitli mevzuatında Amatör Sualtı Avcılığının bu alanlarda yapılmasının engellenmesi için Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından, Tarım ve Köyişleri Bakanlığına müracaat edilerek bir takım istek ve dileklerin yönlendirildiğini üzülerek görmekteyiz.
Önerimiz Kültür ve Tabiat Varlıkları bakımından olası suç ve ceza öngörülerinin 2863 sayılı yasada ve onun mevzuatında belirtilmesi, 1380 Sayılı Su Ürünleri Kanunu ve onun Mevzuatında ayrıca yeni bir yasaklama gibi bu hususun belirtilmeyip, sadece atıf yapılması şeklindedir. Geçmiş dönemde Su Ürünleri Yönetmeliğinde yer almış olan ifadenin
Özel Yasak Sınırlama ve Yükümlülükler, başlığı Madde 17/ 4. Fıkrasının
Koordinatları Kültür Bakanlığınca tespit ve Resmi Gazete’de ilan edilen bölgelerde, sünger hariç, dalış yapılarak su ürünleri avcılığı yasaktır.
şu şekilde bir değişiklik önerisi ile, Tarım ve Köyişleri Bakanlığına müracaat edilerek değişiklik yapılmasını talep etmekteyiz.
Koordinatları Kültür Bakanlığınca tespit ve Resmi Gazete’de ilan edilen bölgelerde Kültür ve Turizm Bakanlığı Kanun, Yönetmelik ve Mevzuat hüküm ve kuralları geçerlidir.
Aksi takdirde belirtilen yasak alanlarda konunun özüne en aykırı olan ALETLİ DALIŞLAR cezai işleme konu olmaz iken AMATÖR SUALTI AVCILIĞI bundan ağır zarar görmekte Kültür ve Tabiat varlıkları bakımından tehdit olduğunu düşünmediğimiz Amatör Sualtı Avcısı haksız ve gereksiz suçlamalara maruz kalmakta ve ağır cezalara çarptırılmaktadır.
Ülkemiz Tabiat ve Kültür Varlıkları, tüm ülke vatandaşının ortak malı olup onu koruyup kollamak, kolluk kuvvetleri kadar AMATÖRLÜK bilinç ve sorumluluğunda bulunan vatandaşının da asli görevi olup, bu varlıklar için sadece suç potansiyeli olur diye, gerek aletli gerek aletsiz dalanlara yasaklama yapılacağına gerçek suçluların tespiti ve cezalandırılmasını talep etmekteyiz.
Bu Varlıklar sadece Denizde bulunmayıp büyük bir çoğunluğu Karada da yer almakta olup, benzeri bir yasaklama maalesef karada yaşayanlar için düşünülmediği halde bunun denizlerde çok geniş alan yasakları ile yapılmaya çalışılması, suçla hiç bir ilgisi olmayan ancak sadece bu alanlarda bulunan ve bulunacaklar için alınmaya çalışılan tedbirler ile yapılmaya çalışılmasının Yasakçı bir Zihniyet ürünü olduğu ve Maarifi okullar olmadan yönetmeye çalıştığı açıktır.
Amatör Sualtı Avcılığı, avcılık sporları arasında en üstün sporlardan biridir. Çünkü;
1) Tutulacak tek nefesin süresini uzatmak için Önceden antrene edilmesi
2) Kara avında olduğu gibi 100-200metreden dürbünle atış yapılmaması
3) Her defasında 6 mt’lik bir menzil içinden tek bir atış fırsatının bulunması
4) Üstün teknik ve fiziksel donanım gerektirmesi
5) Genel olarak 5 kilo, kilo limitine(Bazı türler için adet) tabiidir.
bakımından diğer tüm avcılık faaliyetlerinin önündedir. Bunun engellenmesi değil bilhassa teşvik edilmesi gerekmektedir.
Yukarıda anlattığım hususlar çerçevesinde gerekli mevzuat değişikliklerinin yapılmasını saygılarımızla dileriz.


güzel bir çalışma