Milli Parkları çevreleyen Deniz alanlarında Amatör Sualtı Avcılığının yasak olup olmadığı ile ilgili geçmişte yapmış olduğumuz bir Bilgi Edinme Başvurusu ve gelen cevabı ekte bulabilirsiniz.
Başvuru:
Cevap:
Buna aşağıdaki yazı ile cevap verilmiş olup gelecek muhtemel bir yazı ilerde burada yayınlanacaktır.
T.C.
AYDIN VALİLİĞİ
İl Çevre ve Orman Müdürlüğü
Konu : Dilek Yarımadası Milliparkı deniz çevresinde Amatör Sualtı Avcılığı
3.12.2009 tarih ve 360047 no.lu BİMER başvurusu ile Dilek Yarımadasını çevreleyen Deniz alanında, Amatör Sualtı Avcılığı bakımından bir yasaklama olup olmadığını öğrenmek maksadı ile yaptığım bilgi edinme başvurusuna 11.12.2009 tarih ve ilgi(B.18.İÇO.06.09–450/-5230–1573) de belirtilen yazı ile yanıt verilmiştir.
İlgili yazıda 2873 sayılı Milli Parklar Kanununun 4. Maddesi gereği yapılan Dilek Yarım Adası-B.Menderes Deltası Milli Parkı Uzun Devreli Gelişim Planı’nın Genel Hükümler bölümünde ki 3.22 Balıkçılık faaliyetleri başlığı altında;
3.22.12 Işık ve zıpkın ile su altı avcılığı Milliparklar sınırları içerisinde yasaktır.
denildiği belirtilmiştir.
Türkiye’de Su Ürünleri Avcılığı Tarım ve Köyişleri Bakanlığı mevzuatı olan 1380 sayılı Su Ürünleri Kanunu, Su Ürünleri yönetmeliği ve ilgili tebliğler(2/1 Ticari-2/2 Amatör) uyarınca yapılmaktadır. Bu mevzuata göre, yapılacak avcılığın usulleri, esasları ve alan yasakları ilgili tebliğlerde yer almaktadır.Buna göre
2/2 Numaralı Amatör (Sportif) Amaçlı Su Ürünleri Avcılığını Düzenleyen Tebliğ’de
1) MADDE 17 – (4b) bendinde;
Sualtı tüfeği ile yapılacak avcılıkta ışık kaynağı, şnorkel hariç yapay hava kaynağı, tüp, nargile, her türlü soluma cihazı ve yedek hava kaynağı kullanılamaz. Ancak amatör su altı avcılarının emniyeti açısından, en fazla 6 V (volt) gücünde fener bulundurulabilir.
2) Denizlerde amatör avcılık kısmı, MADDE 17 – (2) bendinde:
Denizlerde amatör avcılık parakete, pinter ve sepet gibi tuzaklar hariç olmak üzere; her türlü olta takımı, serpme, yemlik uzatma ağı ve sualtı tüfeği ile yapılabilir.
3) ALTINCI BÖLÜM-Alan Yasakları ve Sınırlamalar / Denizlerdeki yer yasakları ve sınırlamalar, MADDE 21’de Milliparklar ile ilgili bir yasaklama olduğu yönünde bir tanımlama bulunmamaktadır.
4) Yasak kararları – MADDE 20 – (1) Bendinde
Bu Tebliğde belirtilen yasak, sınırlama ve yükümlülükleri belirlemeye ve ilân etmeye Bakanlık yetkilidir. Mülki idareler, diğer bakanlıklar ve ilgili kamu kuruluşları, özel ve tüzel kişiler bu tebliğde belirtilen yasakları, doğal afetler (kuraklık, sel, yangın, sağlık vb.) haricinde kaldıramazlar, bu yasaklara aykırı veya yeni yasaklama kararı alamazlar, ilan edemezler.
Su Ürünleri Yönetmeliği’nde;
1) Özel Yasak Sınırlama ve Yükümlülükler – Madde 17- altıncı paragrafında;
Akarsuların denize karıştıkları yerler merkez olmak üzere, denize doğru 500 metre yarıçaplı sahalarda her türlü su ürünleri avcılığı yasaktır.
denilmektedir.
İlgili Mevzuat Hükümleri gereğince, Sualtı avcığında da Işık Kaynağı kullanarak Sualtı avcılığı yapmak yasaktır. Dolayısıyla verilen yanıtta belirtilen
‘‘IŞIK VE ZIPKIN İLE SUALTI AVCILIĞI YAPILAMAZ’’ zaten genel bir avcılık kuralı olup(BAKINIZ: 2/2 Numaralı Amatör (Sportif) Amaçlı Su Ürünleri Avcılığını Düzenleyen Tebliğ MADDE 17 – (4b) bendi), bu sadece belirtilen ilgili alanda yapılamayacağı gibi bu tür bir avcılık ülkemiz karasularının hiçbir tarafında yapılamaz.
2873 Sayılı MİLLİ PARKLAR KANUNU
YEDİNCİ BÖLÜM: CEZALAR Bölümünde;
1) Madde 20 – 6831 sayılı Orman Kanunu ile 4915 * sayılı Kara Avcılığı Kanunu ve 1380 sayılı Su ürünleri Kanununda yasaklanan fiillerin bu Kanunun uygulandığı yerlerde işlenmesi halinde, cezalar bir misli artırılarak hükmolunur.
Ayrıca MİLLİ PARKLAR YÖNETMELİĞİ ’nde;
Koruma Görevlileri
Madde 18 – Bu Yönetmeliğin uygulandığı yerler ve yörelerde;
Yönetmelikte belirtilen her türlü koruma hizmetleri ve yasaklara karşı işlenen suçların takibi 6831 sayılı Orman Kanununun 5 inci fasıl dördüncü bölümünde yer alan suçların takibi ile ilgili hükümlere, 2872 sayılı Çevre, 1380 sayılı Su Ürünleri ve 3167 sayılı Kara Avcılığı Kanunları hükümlerine, genel hükümlere ve Muhafaza Memurları Görev ve Çalışma Yönetmeliğine uygun olarak orman muhafaza memurlarınca sağlanır.
BEŞİNCİ BÖLÜM: Suçların Takibi ve Cezalar
Suçların Takibi
Madde 24 – Kanunda belirlenen yasaklar ve bu Yönetmelikteki açıklamalar ile 6831 sayılı Orman, 3167 sayılı Kara Avcılığı, 1380 sayılı Su Ürünleri, 6785 ve 1605 sayılı İmar, 2872 sayılı Çevre, 2634 sayılı Turizmi Teşvik ve 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu gibi Kanunlar ile bu Kanunların ek ve değişiklikleri ve bunlara dayalı mevzuatın getirdiği yasaklara uyulmaması ve suç sayılan fiillerin işlenmesi Kanun ve bu yönetmelik hükümlerinin uygulandığı yerlerde görevli orman muhafaza memurları tarafından bu memurların görevlerine ilişkin mevzuat çerçevesinde önlenir veya suç işlenmesi halinde gerekli kanuni işlem yapılır.
Cezalar
Madde 25 – 6831 sayılı Orman Kanunu, 3167 sayılı Kara Avcılığı Kanunu ve 1380 sayılı Su Ürünleri Kanunu ile bu kanunların ek ve değişikliklerinde yasaklanan fiillerin, Kanunun uygulandığı yerlerde işlenmesi halinde Kanunun 20 ve 21 inci maddeleri uygulanır.
denilmektedir. Buradan İlgili kanun(1380 Sayılı Su Ürünleri Kanunu), Yönetmelik ve tebliğlere uyulması şartı ile bu avcılığın yapılmasının sakınca yaratmadığını düşündürmektedir.
Ancak, Milli Park sorumlusu ilgili kişi ile yapılan görüşmede, IŞIK kullanmaksızın yapılacak Amatör avcılığın da yasak kapsamında değerlendirileceği ve ilgililerin mahkemeye sevk edileceği yönünde açıklamalar yapılması üzerine, bu bilgi ve kontrolümüz dışındaki Uzun Dönemli Koruma Planı gibi mevzuat hükümleri öğrenmek ve yapılması düşünülen avcılık faaliyetinin nasıl yasal zeminde olup, olamayacağını öğrenmek istemekteyim.
Yapılan Bilgi Edinme Başvurusunda Milli parkı çevreleyen deniz alanında, ‘‘IŞIK kullanmaksızın’’ Sualtı Tüfeği(ZIPKIN) ile Amatör Avcılık ve ilgili Su Ürünleri Kanunu ve Mevzuatı çerçevesince yapılması bakımından bir yasak olup olmadığını öğrenmek istemekteyim. Durumun bu itibar ile tekrar değerlendirilerek yanıtlanmasını önemle ve saygılarımla dilerim.23.12/2009
Saygılarımla
Güven Özbakır
————————————-
Son gelen 08/02/2010 tarihli cevap şu şekildedir.
Arkadaşlar,
Bu yazıdan sonra Aydın Doğa Koruma ve Milli parklar Şube müdürlüğü ile görüşüldü. (Daha önce de Millipark şefi ile görüşülmüş idi) Ancak bu görüşmede kendilerine her ne kadar durumu anlatsak da, SIRF kurumun bugüne kadar uygulaması böyle olduğu için, değişik bir sürece ancak Ankaradan gelebilecek bir talimat ile gidilebileceği belirtildi.
Bunun üzerine Ankaradaki ilgililer ile görüşüldü ve yazı ile durum anlatıldı. ilk izlenim olarak olumlu yanıt aldık. Şimdi bu yazılı yanıtı bekliyoruz.
Unutulmaması gereken en önemli husus, tamamıyle yasal çerçeve içinde tebliğlere bağlı yasal AMATÖR avcılık için bu çalışmaların yapıldığıdır.
Eğer ilerde uygulamada bir sıkıntı yaşanacak olursa, bu Milli Park alanları içinde yasadışı avcılığa verilecek cezaların 3-4 katına çıkarılması için gerekli işlemleri de yapacağımızın bilinmesini isterim.
Şu an için 2 misli ceza kesilebileceği kanunda yer almaktadır
Bilgilerinize sunarım. Sanırım kısa zaman içinde bir yanıt alabileceğiz. 16 Mart 2010




Adı geçen dilek yarımadası milli parkına 20 yıldan uzun zamandan beri giden biriyim ve zaman içerisinde nasıl bir çöle dönüştüğüne kendi gözlerim ile şahit oldum.
Bırakın da yasak kalsın bari canlı görebiliceğimiz bir yer olur. İsmi milli park zaten yani korunması gereken bir alan. Zaman içinde yapılan avcılık dolayısıyla yeterince zarar görmüş durumda.
Burak Bey,
Millipark’ın çöle dönüşme sebebi nedir sizce. Buna bir cevabınız olmalı.
Benim görüşümü sorarsanız, çöle dönüştü dediğiniz yer deniz alanı. Burası Millipark değil. Millipark olan yer kara alanıdır.
Millipark görevlileri Amatör Sualtı Avcısına geçit vermiyorken, ne hikmet ise TİCARİ AMAÇLI Sualtı/Suüstü Avcılığı yapanlar bu alanları çöle dönüştürüyor.
Ayrıca unutmadan belirtmeliyim ki, bu deniz alanında yerel balıkçı yasal olarak ticari amaçlı Olta, Paragat, Ağ ile avlanabiliyor. Limitsizce..! Bu nasıl bir tezattır bunun farkında mısınız?
Bizim talebimiz bu işin Amatör avcılığa açılmasıdır. Yasal olarak bu alan için bir yasak yok iken, keyfi uygulamalar ile yasaklamalar yapılıyor.
Amatör avcılara izin vermediğinizde(ki biz bu grubun diğerleri üzerinde denetim misyonu olduğunu düşünüyoruz) haliyle iş sadece kolluk kuvvetine kalıyor. Kolluk kuvvetinin ise içinde hangi modelde insanlar olabileceği de zaten en büyük sıkıntı.
Unutulmaması gereken en önemli gerçek ise DENETLEYEMEYECEĞİN alanı yasaklamanın sadece illegallere faydası olur ve oluyor.
Ülkemizde sualtı milli parkı mevcut. Bizim buna bir itirazımız yok. İtiraz noktamız, olmayan nitelikleri var saymayadır. Ege’de zaten yasak kapsamında av yapılamayan alan o kadar çok ki, buna olmadık yasak ilavelerini doğal olarak istemiyoruz.
Bilgi ve değerlendirmenize sunarım